04 Ağustos 2026 Salı
İstanbul, kültür ve sanatın her alanında olduğu gibi dans dünyasında da dinamik bir ruha sahip. Günün stresinden uzaklaşmak, yeni bir sosyal çevre edinmek veya bedenini ritmin akışına bırakmak isteyenlerin yolu genellikle iki özel dansla kesişir: Tutkunun simgesi Tango ve enerjinin kaynağı Salsa.
İstanbul’un iki yakasında da bu dansların köklü bir kültürü bulunuyor. Avrupa Yakası’nın köklü semti Bakırköy ile Anadolu Yakası’nın kültür-sanat kalbi Kadıköy, dans tutkunları için adeta birer merkez haline gelmiş durumda.
Arjantin sokaklarından tüm dünyaya yayılan Tango, derin bir iletişim ve empati dansıdır. Partnerlerin birbiriyle uyum içinde süzüldüğü bu dans; denge, duruş ve zihinsel odaklanma gerektirir.
Eğer Avrupa Yakası’nda yaşıyor ya da çalışıyorsanız, bir Tango kursu Bakırköy lokasyonunda aradığınız o sıcak ve samimi ortamı size sunabilir. Bakırköy’ün merkezi konumdaki dans okulları, hem ulaşım kolaylığı hem de alanında uzman eğitmen kadrolarıyla öne çıkıyor.
Her Seviyeye Uygun Sınıflar: Sıfırdan başlayanlar için temel adımlardan (başlangıç seviyesi), tekniğini derinleştirmek isteyen ileri seviye dansçılara kadar esnek programlar.
Pratik Saatleri (Pratika): Tango sadece derste öğrenilmez. Bakırköy’deki kurslar hafta içi ve hafta sonu pratik saatleri düzenleyerek adımlarınızı pekiştirmenize olanak tanır.
Merkezi Ulaşım: Marmaray, metrobüs ve otobüs hatlarına yakınlığı sayesinde derse yetişme stresi yaşamadan dansın tadını çıkarabilirsiniz.
Anadolu Yakası’nın kıpır kıpır enerjisini en iyi yansıtan dans hiç şüphesiz Salsa’dır. Latin müziklerinin neşeli ritimleriyle şekillenen Salsa; yüksek enerjisi, hızlı ayak figürleri ve neşeli dönüşleriyle tam bir stres savardır.
Dans okullarının ve sosyal aktivitelerin merkezi olan Kadıköy, Latin dansları söz konusu olduğunda ilk akla gelen yerdir. Bir Salsa kursu Kadıköy arayışındaysanız, semtin renkli sokaklarında sizi ritme davet eden onlarca alternatif bulabilirsiniz.
Sosyal Dans Etkinlikleri (Night Out): Kadıköy dans okulları, öğrendiklerinizi piste taşıyabileceğiniz Latin geceleri ve sosyal kulüp etkinlikleriyle sosyalleşmeyi zirveye taşır.
Farklı Stil Seçenekleri: On-1, On-2 veya Küba stili Salsa gibi farklı stilleri keşfetme şansı yakalarsınız.
Kondisyon ve Eğlence: Hem spor yapıp kalori yakmak hem de günün yorgunluğunu doyasıya eğlenerek atmak isteyenler için mükemmel bir atmosfer sunulur.
Hangi dansı seçeceğiniz tamamen müzik zevkinize ve dans pistinden ne beklediğinize bağlıdır:
| Özellik | Arjantin Tango | Salsa |
| Müzik Karakteri | Melankolik, tutkulu, klasik Arjantin ezgileri | Enerjik, neşeli, coşkulu Latin ritimleri |
| Dansın Odak Noktası | İçsel iletişim, denge ve zarif yürüyüşler | Hızlı ayak hareketleri, dönüşler ve ritim |
| Öne Çıkan Lokasyon | Bakırköy Tango Kursları | Kadıköy Salsa Kursları |
Dans etmeye başlamak için hiçbir zaman geç değil. Yaşınız veya daha önceki dans deneyiminiz ne olursa olsun, doğru rehberlikle kısa sürede pistte kendinizi ifade etmeye başlayabilirsiniz.
Aradığınız ister Bakırköy’de dingin ve tutkulu bir Tango deneyimi, ister Kadıköy’ün ortasında enerjik bir Salsa serüveni olsun; size en yakın dans okulunun ücretsiz tanıtım derslerine katılarak ilk adımı bugün atabilirsiniz!
İnşaat sektöründen endüstriyel tesislere, konut projelerinden geçici saha çalışmalarına kadar elektriğin olduğu her yerde sistemin kalbi bir elektrik panosu tarafından yönetilir. Şebekeden veya jeneratörden gelen enerjinin güvenli bir şekilde dağıtılması, denetlenmesi ve canlı güvenliğinin sağlanması tamamen doğru pano altyapısına bağlıdır.
Geniş bir ürün yelpazesine sahip olan elektrik panoları arasında, özellikle inşaat ve saha projelerinin vazgeçilmezi olan şantiye panosu, kendine has güvenlik gereksinimleri ve mobil yapısıyla öne çıkar.
Peki, genel anlamda elektrik panoları ne işe yarar ve bir şantiye panosu seçerken nelere dikkat edilmelidir? İşte detaylar.
Elektrik panosu, bir tesisteki veya yapıdaki elektrik enerjisinin kontrol edildiği, korunduğu ve ilgili hatlara dağıtıldığı ana kumanda merkezidir. İçerisinde sigortalar, şalterler, kaçak akım röleleri, ölçüm cihazları ve kablo bağlantı elemanları yer alır.
Bir elektrik panosunun temel işlevleri şunlardır:
Enerji Dağıtımı: Ana kaynaktan gelen yüksek gücü, kullanım noktalarına dengeli biçimde böler.
Aşırı Yük ve Kısa Devre Koruması: Akım limitleri aşıldığında veya kısa devre oluştuğunda devreyi keserek yangın riskini önler.
İş ve Can Güvenliği: Kullanıcıları elektrik çarpmalarına karşı koruyan izolasyon sağlar.
Şantiye panosu, inşaat alanlarında, altyapı projelerinde veya geçici saha çalışmalarında elektrikli el aletleri, iş makineleri ve aydınlatma sistemlerinin enerjilendirilmesi için kullanılan özel bir elektrik panosu türüdür.
Diğer sabit elektrik panolarından farklı olarak şantiye panoları son derece dinamik, zorlu çevre şartlarına dayanıklı ve taşınabilir yapılara sahiptir.
Çoklu Priz Çıkışları: Sahada farklı voltaj ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için üzerinde Monofaze (220V) ve Trifaze (380V) endüstriyel IP korumalı prizler barındırır.
Yüksek Mobilite: Taşınabilir (ayaklı, tekerlekli veya tutma kulplu) tasarımları sayesinde inşaatın ilerleyen aşamalarında kolayca farklı katlara veya alanlara taşınabilir.
Maksimum İş Güvenliği (İSG Uyumlu): Şantiye ortamında yaşanabilecek kaçak elektrik riskine karşı 30mA kaçak akım koruma rölesi ve olası acil durumlarda enerjiyi anında kesmek için acil stop butonu standart olarak yer alır.
Zorlu Ortam Dayanımı: Toz, çamur, nem ve darbelere açık olan şantiyelerde kullanım için dış muhafazaları genellikle en az IP54 veya IP65 koruma sınıfında imal edilir.
Bir projede doğru şantiye panosu tercihi yapmak, hem iş kazalarını önler hem de iş akışının kesintisiz devam etmesini sağlar:
İhtiyaç Duyulan Güç ve Priz Sayısı: Sahada aynı anda çalışacak cihaz sayısı ve güç değerleri hesaplanarak pano kapasitesi belirlenmelidir.
Malzeme Kalitesi: Elektrostatik toz boyalı saç panolar veya darbelere dayanıklı termoplastik/polyester panolar tercih edilmelidir.
Standartlara Uygunluk: Kullanılacak elektrik panosu bileşenlerinin IEC ve TSE standartlarına uygun olması yasal İSG denetimleri açısından zorunludur.
Özetle; sabit bir tesiste enerjiyi yönetmek için standart bir elektrik panosu kullanılırken, inşaat gibi sürekli değişen ve zorlu sahalarda geçici enerji ihtiyacını güvenle karşılamak için şantiye panosu tercih edilmelidir. Projenize uygun doğru pano altyapısı, hem çalışanlarınızın can güvenliğini garanti eder hem de iş makinelerinizin uzun ömürlü çalışmasını sağlar.
Otomotiv satış sonrası hizmetlerini tek platform altında birleştiren teknoloji girişimi RABAM, Seri A yatırım turu öncesinde gerçekleştirilen köprü yatırım kapsamında 10 milyon dolar şirket değerlemesi üzerinden 500 bin dolar yatırım aldı.
RABAM, teknoloji altyapısını güçlendirmesi, yapay zekâ tabanlı yeni çözümler geliştirmesi, yurt içinde bilinirliğini artırmayı ve uluslararası büyüme hedeflerini hızlandırması amacıyla melek yatırımcılardan 500 bin dolarlık yatırım aldı.
Türkiye’de otomotiv satış sonrası hizmetler pazarını dijitalleştirme vizyonuyla faaliyet gösteren RABAM, yalnızca bir hizmet platformu olmanın ötesine geçerek otomotiv ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı dijital çatı altında buluşturan yeni nesil bir mobilite teknolojisi şirketine dönüşmeyi hedefliyor.
Bireysel kullanıcıdan dev filolara kadar uçtan uca çözüm
RABAM bugün hem bireysel araç sahiplerine hem de kurumsal filolara yönelik kapsamlı çözümler sunuyor. Platform üzerinden kullanıcılar; periyodik bakım, lastik değişimi, lastik oteli, oto yıkama, ekspertiz, çekici hizmetleri, sigorta teklifleri, akaryakıt çözümleri ve araç muayene getir-götür hizmetleri gibi birçok ihtiyacına tek noktadan ulaşabiliyor. Böylece araç sahipleri güvenilir hizmete, şeffaf fiyatlarla ve dijital kolaylıkla erişebiliyor.
Kurumsal tarafta ise RABAM, şirketlerin araç filolarını yalnızca servis süreçlerinde değil, operasyonel verimlilik açısından da yeniden şekillendiriyor. Kendi araç filolarına sahip şirketler; yapay zeka destekli filo yönetim sistemleriyle bakım planlamasından muayeneye, lastik yönetiminden ekspertize, çekici organizasyonundan harcama kontrolüne kadar tüm süreçlerini RABAM üzerinden dijital olarak yönetebiliyor.
Platformun sunduğu 360 derece dijital filo yönetimi, operasyonel süreçleri tek merkezden yönetilebilir hale getirirken, farklı hizmet sağlayıcılarla çalışma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Kurumsal müşteriler için geliştirilen tek fatura sistemi, muhasebe, idari işler ve insan kaynakları süreçlerini sadeleştirirken; dijital takip altyapısı sayesinde harcama kontrolü güçleniyor, suistimal riski azalıyor ve şirketlerin operasyonel yükü önemli ölçüde hafifliyor.
Yeni yatırım, RABAM’ı otomotiv teknolojileri platformuna taşıyacak
Alınan yatırım, RABAM‘ın yalnızca büyümesini değil, ürün vizyonunu da önemli ölçüde genişletecek.
RABAM, geliştireceği yeni nesil yapay zekâ altyapısıyla bireysel araç sahiplerine şeffaf, güvenilir ve kolay erişilebilir hizmetlerin yanı sıra otomotiv özelinde finansal çözümler sunmayı da hedefliyor. Aynı zamanda kurumsal filoların yönetim süreçlerini daha öngörülebilir ve verimli hale getirirken bakım ihtiyaçlarının önceden tahmin edilmesi, operasyonların otomatik planlanması, maliyet optimizasyonu, tedarikçi performans analizleri ve karar destek mekanizmaları dijital olarak yönetilebilecek.
Hedef, bölgesel bir mobilite teknolojisi şirketi olmak
RABAM‘ın uzun vadeli büyüme stratejisinin merkezinde ise uluslararası açılım bulunuyor. Türkiye’de oluşturduğu teknoloji ve iş modeli deneyimini yurt dışına taşımayı planlayan şirket, ilk etapta Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere çevre coğrafyalarda faaliyet göstermeyi hedefliyor. Benzer otomotiv dinamiklerine sahip pazarlarda dijital filo yönetimi ve satış sonrası hizmet çözümlerini yaygınlaştırmayı amaçlayan RABAM, bölgesel ölçekte güçlü bir mobilite teknolojisi markası olmayı hedefliyor.
Alınan yeni yatırım, RABAM için yalnızca finansal bir kaynak değil; Türkiye’de geliştirilen bir teknoloji girişiminin küresel ölçekte rekabet edebilecek yeni nesil bir mobilite platformuna dönüşme yolculuğunun da önemli kilometre taşlarından biri olarak görülüyor.
RABAM kurucusu R. Kaan Aydoğan: “Amacımız araç sahiplerinin dijitaldeki tek durak noktası (one stop shop) olmak”
Yatırıma ilişkin değerlendirmelerde bulunan RABAM kurucusu R. Kaan Aydoğan, alınan finansmanın şirket için yalnızca bir sermaye desteği olmadığını, aynı zamanda RABAM’ın vizyonuna duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
“Seri A yatırım turumuz öncesinde aldığımız bu köprü yatırım, RABAM‘ın bugüne kadar ortaya koyduğu teknoloji, iş modeli ve büyüme potansiyeline duyulan güveni gösteriyor. Biz kendimizi yalnızca otomotiv sektöründe hizmet veren bir platform olarak değil, araç sahipliği deneyimini uçtan uca dijitalleştiren bir teknoloji şirketi olarak konumluyoruz.
Bugün kullanıcılarımız bakım, lastik, ekspertiz, araç yıkama,sigorta, çekici ve birçok satış sonrası hizmete tek platform üzerinden kolayca ulaşabiliyor. Kurumsal tarafta ise şirketlerin filo operasyonlarını dijitalleştirerek hem ciddi zaman tasarrufu sağlıyor hem de operasyonel maliyetleri düşürüyoruz. Bundan sonraki hedefimiz ise platformumuzu yapay zekâ ile çok daha akıllı hale getirmek ve kullanıcılarımıza daha pratik ve finansal çözümler sunan ürünler geliştirmek olacaktır. Amacımız sadece hizmet sunan bir platform olmak değil; araç sahiplerinin tek durak noktası olmak, kurumsal şirketlerin mobilite süreçlerini yöneten dijital iş ortağı haline gelmek.”
Haziran ayında medya ve sosyal medyada en çok konuşulan diziler “Daha 17”, “Taşacak Bu Deniz” ve “Eşref Rüya” oldu. Ayın dizi gündeminde aile, kökler, aidiyet ve dönüşüm hikâyeleri öne çıkarken yeni yapımlarla uzun soluklu diziler aynı listede buluştu.
Diziler artık yalnızca yayın saatinde izlenen yapımlar değil; karakterleri ve hikâyeleriyle sosyal medyada yeniden yorumlanan, haber medyasında ele alınan kültürel içeriklere dönüşüyor. Medya ve sosyal medya yansımaları da hangi anlatıların gündemde karşılık bulduğuna dair ipuçları sunuyor.

Ekranda Başlayan Hikâyeler Dijitalde Büyüdü
MTM Medya Takip Merkezi tarafından 1–30 Haziran 2026 tarihleri arasında 10 bini aşkın kaynak üzerinden hazırlanan “En Çok Konuşulan Diziler” araştırmasında, medya ve sosyal medyada en fazla yansıma alan 20 dizi incelendi. Araştırma kapsamında incelenen yapımlar toplam 1 milyon 412 bin 735 yansımaya ulaşırken bu toplamın yüzde 98,1’ini sosyal medya oluşturdu. Sosyal medyada ilk üç sırayı “Daha 17”, “Taşacak Bu Deniz” ve “Eşref Rüya” aldı.
Bu ağırlık tüm mecralar sıralamasına da yansıdı; “Daha 17”, 348 bin 100 yansımayla ilk sırada yer alırken “Taşacak Bu Deniz” 223 bin 897, “Eşref Rüya” ise 146 bin 404 yansımaya ulaştı. İlk üç yapım, toplam yansımaların yüzde 50,9’unu oluşturdu. İnternet, televizyon ve yazılı basını kapsayan medya yansımalarında “Daha 17”, 4 bin 200 yansımayla ilk sırada yer aldı. “Taşacak Bu Deniz” 2 bin 697 yansımayla ikinci olurken “Kızılcık Şerbeti” 2 bin 630 yansımayla listenin üçüncü sırasında yer aldı.
Haziranın Ortak Duygusu: Aile, Kökler ve Aidiyet
Listenin üst sıralarındaki yapımlarda aile bağları, kökler, aidiyet, geçmişle yüzleşme ve değişim temalarının öne çıkması dikkat çekiyor. Genç karakterlerin kendilerini bulma ve hayata tutunma yolculuklarını merkeze alan hikâyeler de dijital sohbetlerde geniş yer buldu. Yeni yapımların yarattığı meraka “Arka Sokaklar”, “Teşkilat”, “Gönül Dağı” ve “Kızılcık Şerbeti” gibi uzun soluklu dizilerin yerleşik izleyici bağının eşlik ettiği görülüyor.
Kanal D ve TRT 1 yapımları ilk 20’deki güçlü temsilleriyle dikkat çekerken atv, Show TV, Star TV, NOW ve Kanal 7 dizilerinin de listeye tür ve hikâye çeşitliliği kattığı gözleniyor. Bu çeşitlilik, izleyicinin gençlik dramından aile hikâyelerine, tarihî anlatılardan uzun soluklu şehir öykülerine kadar geniş bir içerik yelpazesine ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor.
Haziran tablosu, dizilerin farklı kuşakları ve izleyici topluluklarını ortak duygular etrafında buluşturduğunu gösteriyor. MTM Medya Takip Merkezi’nin araştırması, dizi dünyasının yalnızca izlenme performansıyla değil; yarattığı konuşma alanı, haber değeri ve çok mecralı yansımalarıyla da değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Haziran ayında medya ve sosyal medyada en çok konuşulan diziler “Daha 17”, “Taşacak Bu Deniz” ve “Eşref Rüya” oldu. Ayın dizi gündeminde aile, kökler, aidiyet ve dönüşüm hikâyeleri öne çıkarken yeni yapımlarla uzun soluklu diziler aynı listede buluştu.
Diziler artık yalnızca yayın saatinde izlenen yapımlar değil; karakterleri ve hikâyeleriyle sosyal medyada yeniden yorumlanan, haber medyasında ele alınan kültürel içeriklere dönüşüyor. Medya ve sosyal medya yansımaları da hangi anlatıların gündemde karşılık bulduğuna dair ipuçları sunuyor.

Ekranda Başlayan Hikâyeler Dijitalde Büyüdü
MTM Medya Takip Merkezi tarafından 1–30 Haziran 2026 tarihleri arasında 10 bini aşkın kaynak üzerinden hazırlanan “En Çok Konuşulan Diziler” araştırmasında, medya ve sosyal medyada en fazla yansıma alan 20 dizi incelendi. Araştırma kapsamında incelenen yapımlar toplam 1 milyon 412 bin 735 yansımaya ulaşırken bu toplamın yüzde 98,1’ini sosyal medya oluşturdu. Sosyal medyada ilk üç sırayı “Daha 17”, “Taşacak Bu Deniz” ve “Eşref Rüya” aldı.
Bu ağırlık tüm mecralar sıralamasına da yansıdı; “Daha 17”, 348 bin 100 yansımayla ilk sırada yer alırken “Taşacak Bu Deniz” 223 bin 897, “Eşref Rüya” ise 146 bin 404 yansımaya ulaştı. İlk üç yapım, toplam yansımaların yüzde 50,9’unu oluşturdu. İnternet, televizyon ve yazılı basını kapsayan medya yansımalarında “Daha 17”, 4 bin 200 yansımayla ilk sırada yer aldı. “Taşacak Bu Deniz” 2 bin 697 yansımayla ikinci olurken “Kızılcık Şerbeti” 2 bin 630 yansımayla listenin üçüncü sırasında yer aldı.
Haziranın Ortak Duygusu: Aile, Kökler ve Aidiyet
Listenin üst sıralarındaki yapımlarda aile bağları, kökler, aidiyet, geçmişle yüzleşme ve değişim temalarının öne çıkması dikkat çekiyor. Genç karakterlerin kendilerini bulma ve hayata tutunma yolculuklarını merkeze alan hikâyeler de dijital sohbetlerde geniş yer buldu. Yeni yapımların yarattığı meraka “Arka Sokaklar”, “Teşkilat”, “Gönül Dağı” ve “Kızılcık Şerbeti” gibi uzun soluklu dizilerin yerleşik izleyici bağının eşlik ettiği görülüyor.
Kanal D ve TRT 1 yapımları ilk 20’deki güçlü temsilleriyle dikkat çekerken atv, Show TV, Star TV, NOW ve Kanal 7 dizilerinin de listeye tür ve hikâye çeşitliliği kattığı gözleniyor. Bu çeşitlilik, izleyicinin gençlik dramından aile hikâyelerine, tarihî anlatılardan uzun soluklu şehir öykülerine kadar geniş bir içerik yelpazesine ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor.
Haziran tablosu, dizilerin farklı kuşakları ve izleyici topluluklarını ortak duygular etrafında buluşturduğunu gösteriyor. MTM Medya Takip Merkezi’nin araştırması, dizi dünyasının yalnızca izlenme performansıyla değil; yarattığı konuşma alanı, haber değeri ve çok mecralı yansımalarıyla da değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.